HABERLER

Reformlar Duraksama Olmadan Devam Edecek


 

Türkiye ekonomisi ve yatırım ortamı ile ilgili istişarelerde bulunmak üzere YASED ve TOBB tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabulleriyle 2 Ağustos’ta Ankara’da “Uluslararası Yatırımcılarla Üst Düzey Ekonomi Diyaloğu Toplantısı” gerçekleştirildi. Sabah saatlerinde başlayan toplantıya, öğleden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabulüyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde devam edildi. Toplantıya Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gümrük Bakanı Bülent Tüfenkçi de iştirak etti.


 Uluslararası Yatırımcılar Derneği – YASED ve TOBB’un öncülüğünde, uluslararası şirketlerin tepe yöneticilerinin katılımıyla ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabulleriyle, 2 Ağustos’ta Ankara’da düzenlenen “Uluslararası Yatırımcılarla Üst Düzey Ekonomi Diyaloğu Toplantısı”nda konuşan YASED Başkanı Ahmet Erdem, “Sayın Cumhurbaşkanımızın yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik ‘reformlara devam’ iradesini ve desteğini, uluslararası doğrudan yatırımcılar olarak büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz dedi ve sözlerine şöyle devam etti:


“Yaşadığımız hareketli dönemde, şirketlerimizin kamu ile yürüttükleri günlük işlerinde hiçbir aksama olmamasının temin edilmesi ve reform sürecinin özel sektörle iletişim içerisinde şeffaf bir biçimde yürütülmesi için etkin bir kamu-özel sektör diyalog mekanizmasının oluşturulmasını önemsiyoruz. Bugünkü yüksek düzeyli diyalog toplantısını da bu yakın işbirliğinin önemli bir adımı olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza bu konuya göstermiş olduğu ilgi ve vermiş olduğu destek için çok teşekkür ediyoruz.”


 YASED olarak, bu dönemde, ülke ekonomisinin, iş ve yatırım ortamının olumsuz etkilenmemesi için çalıştıklarını belirten Erdem, “Türkiye’de yatırım yapan bizler işimizin başındayız.  Yatırım ortamının iyileştirilmesine ve ülkemizin yaşanan olaylardan olumsuz etkilenmemesi için yapılması gerekenlere ilişkin görüşlerimizi ve deneyimlerimizi paylaşmaya, ülkemiz ve yatırım ortamındaki gelişmeleri mevcut ve potansiyel yatırımcıların karar mekanizmalarına anlatmaya, devam edeceğiz. Türk iş dünyasının daha fazla yatırım daha fazla istihdam çağrısına destek vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.


 ŞİRKETLERE ÖZEL TEŞVİKLER


 Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise konuşmasında, Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü artıracak her türlü reformun iş dünyası ile görüşülerek gerçekleştirileceğini söyledi. Zeybekçi, “Önümüzdeki hafta ihracatı ve üretimi teşvik paketi açıklayacağız. Bu paket geçmiştekilerden çok farklı olarak; sektörlere hatta şirketlere özel kapsamlı teşvikler içerecek. Hükümetimiz yatırımcılara destek vermeye devam ediyor ve edecek. Her türlü pürüzü, sorunu bize iletin. Endişeniz olmasın, hiç vakit kaybetmeden önlem alırız, sorunu çözeriz. Türkiye’ye yatırım yapanlar hep kazanmıştır bundan sonra da kazanacaktır” dedi.


İLETİŞİM KANALLARIMIZ 24 SAAT AÇIK


 Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşmasında, Türkiye’nin yatırımcılar açısından cazip fırsatlar sunan, güvenli, büyük ve güçlü bir ülke olduğunu vurgulayarak 12 yıllık Başbakanlık dönemimde, daha sonra da Cumhurbaşkanlığım süresince Türkiye’ye yatırım yapmış uluslararası yatırımcılar hep kazandı. Rakamlar ortada. Türkiye 2003 yılından bu yana önceki 80 yılın 10 katından daha fazla yatırım çekmiştir. Türkiye’ye yatırım yapan bundan sonra da kazanacaklar dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:


“Yatırımcılarla hükümet arasındaki iletişim kanallarımız hep açık. Sizlerin temsilcisi YASED. Bizlere YASED aracılığıyla sorunlarınızı aktarın. Ayrıca, DEİK, TOBB, Yatırım Ajansı gibi çok çeşitli kanallardan bize ulaşabilirsiniz. Tüm bakanlar sorunlarınızı çözmeye odaklı. Türkiye’ye yatırım yapanların endişeye kapılmasına gerek yok. Bizler, uluslararası yatırımcıları yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Birlikte çalışacağız, birlikte kazanacağız, birlikte daha büyük hedeflere doğru yol alacağız. Günün 24 saati, yılın 365 günü milletinin hizmetinde bir Cumhurbaşkanı olarak, yatırımcıların sorunlarıyla ilgilenmek, en başta gelen görevim. Bu kapının size daima açık olduğunu bilmenizi istiyorum.”


"Türkiye olarak 2023 yılında dünyanın en gelişmiş 10 ekonomisinden biri hâline gelme, toplam millî geliri 2 trilyon dolara, kişi başına millî geliri 25 bin dolara çıkarma, dış ticareti 1 trilyon dolara ulaştırma hedefindeyiz. Burada uluslararası yatırımcıların desteği ve imkânlarıyla biz bunu başaracağımıza inanıyoruz. Dolayısıyla, yatırımcılara zarar verecek, yatırımcıları üzecek hiçbir işe kalkışmayız, izin vermeyiz. Bu yönde hiç endişeniz olmasın.” 


Geldiğimiz noktada, artık yatırımcılara zorluk çıkartan, gereksiz yere işlerini geciktiren, destek vermeyen kamu görevlilerinin hiçbir mazereti, hiçbir bahanesi yoktur, olamaz. Sizlere karşı kamuda bu tür engeller yapanlar varsa, bu tür zorluk çıkaranlar varsa ilgili birimlerimize bunları bildirin; Şahsımdan başlayarak, Başbakanımız, Başbakan Yardımcılarımız, Bakanlarımız, Müsteşarlarımız, Genel Müdürlerimiz için bu mesele, emin olunuz, en az darbe girişiminin üstesinden gelmek kadar önemlidir."


"Bizim gündemimizde, yatırımları artırma, istihdamı artırma, ihracatı artırma, eğitimli işgücünü artırma, yeni nesillere vizyon kazandırma; velhasıl ülkemizi adım adım ileriye taşıma azmi vardır."


"Türkiye, bu süreçte demokrasiye, temel hak ve özgürlüklere, hukuka olan bağlılığını, hiçbir şüpheye yer kalmayacak şekilde ispat etmiştir. Atılan her adım Anayasa ve yasalara uygun olarak gerçekleştirilmiş, Meclis ve Hükûmet çalışmalarına ara vermeden devam etmiştir. Ülkemizdeki Olağanüstü hâl uygulaması, tamamen Avrupa Birliği prosedürlerine uygundur."


"Ülkemiz 15 Temmuz’da bir darbe girişimi yaşamış olabilir, ama bu durum asla ertesi günden itibaren hayatın normal akışında devam ettiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Dikkat ederseniz, darbe girişiminin hemen ardından yaşanan sınırlı bir dalgalanma dışında, ekonomik göstergeler, hızlı bir toparlanmaya ve normalleşmeye işaret ediyor. Dolar yeniden 3 liranın altına indi, borsa yükselişte, diğer veriler de toparlanmayı ve yeniden olumlu yönde yükselişi teyit ediyor."


"Merkez Bankası’ndaki döviz rezervimiz azalmak şöyle dursun, 125 milyar doların üzerine çıkarak, artmıştır. İşsizlik ve faiz oranları yüzde 10’un altında seyretmeyi sürdürüyor. Yılın ilk çeyreğindeki yüzde 4’lük büyüme oranımızı, yılsonuna kadar koruyacağımıza inanıyorum."


BİLGİ NOTU: Türkiye ekonomisi ve yatırım ortamı ile ilgili istişarelerde bulunmak üzere 2 Ağustos’ta bir araya gelen YASED, TOBB, TİSK, TÜRKİŞ, HAK-İŞ, TUZOB, Sayın Cumhurbaşkanı’nın kabulünden önce gerçekleştirdikleri toplantıda ortak bir deklarasyon oluşturarak bu metni Sayın Cumhurbaşkanı’na sunmuşlardır. Deklarasyonun tam metni aşağıda yer almaktadır.


ORTAK Açıklama Metni


2 Ağustos 2016


Türkiye, 15 Temmuz Cuma gecesi demokrasisine ve hukukun üstünlüğüne kasteden bir saldırıyı geri püskürtmüştür.


Artık şu çok açıktır: Türkiye, gücünü sandıktan, yetkisini milletten almayan bir idareyi asla meşru kabul etmemektedir. 79 milyonun tamamı, Türkiye’nin geleceği için demokrasi dışında bir seçenek görmemektedir.


Demokrasimiz ve Türkiye’nin demokratik kurumları, artık kaba kuvvete teslim olmayacak kadar olgunlaştığını kanıtlamıştır. Ülkemizin son 93 yıldaki tüm siyasi ve ekonomik kazanımlarına kast edenler başarısız olmuştur.


Bugünden itibaren bizlere düşen, ülkemizde hayatı bir an önce olağan akışına döndürmek, Türkiye’yi yeniden geleceğe bakan, coşkulu bir ülke haline getirmektir. Bu çerçevede üzerimize düşeni yapacağız.


İş dünyası olarak bir an önce ekonomi gündemimize geri dönmek, yolumuza hiçbir kesintiye uğramadan devam etmek azmindeyiz. Bu çerçevede, TOBB, YASED, işçi ve işveren sendika konfederasyonlarımız (TİSK-Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, TÜRKİŞ-Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyon, HAK-İŞ Konfederasyonu, TUZOB-Türkiye Ziraat Odaları Birliği) ve Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmış uluslararası şirketler olarak bir araya geldik ve bir durum değerlendirmesi yaptık.


Türkiye’de güçlü bir büyüme vizyonu doğrultusunda atılacak reform adımlarına ilişkin kararlılığımızı yineliyoruz. 15 Temmuz gecesi gerçekleşen hain saldırıyı akamete uğratan Cumhurbaşkanımızın liderliğine, şimdi ekonomik büyüme ve reformlar alanındaki sıçrama için ihtiyaç vardır.


Darbe girişimi sonrasında meclisteki siyasi partiler arasında demokrasi ve hukukun üstünlüğü konusunda oluşan mutabakat zemini, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin küresel konumunu pekiştirecek niteliktedir.


Şimdi bu mutabakatın, Türkiye’de demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü güçlendirecek, yargı bağımsızlığını garanti altına alacak yeni bir Anayasa mutabakatına dönüştürülmesi önem taşımaktadır. Ayrıca, Avrupa Birliği süreci de bu kurumsal dönüşümü kolaylaştıracak ve Türkiye’nin küresel gündemdeki yerini sağlamlaştıracaktır.


Olağanüstü Hal uygulamasının hızlı normalleşme için gündeme getirilen zorunlu ancak geçici ve sınırlı bir Anayasal kurum olduğunun bilincindeyiz. Bu çerçevede, Türkiye’nin iktisadi sıçrama için gereken ve zaten hazırlıkları devam eden, yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik reform gündeminin hızla hayata geçirilmesini bekliyoruz.


Hazırlıkları bir süredir devam ettirilen Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Kanunu, Sınai Mülkiyet Kanunu taslağı, Üretim Reform Paketi ve Yatırım-İhracat Teşvikleri Reform Paketi’nin uluslararası yatırımcılar gözünde Türkiye’nin küresel iddiasını devam ettirmek açısından son derece önemli olacağını düşünüyoruz.


Özellikle bu reform paketlerinin uluslararası yatırımcılara yönelik yeni teşvik unsurlarını içerecek şekilde güçlendirilmesi, Türkiye’nin yüksek teknolojili yatırımlara pozitif ayrımcılık yapan bir vergi reformuna gitmesi, önümüzdeki dönemde ülkemizin yatırım çekmesine katkı sağlayacaktır.


Yaşadığımız hareketli dönemde, şirketlerimizin kamu ile yürüttükleri günlük işlerinde hiçbir aksama olmamasının temin edilmesi ve reform sürecinin özel sektörle iletişim içerisinde şeffaf bir biçimde yürütülmesi için etkin bir kamu-özel sektör diyalog mekanizmasının oluşturulmasını önemsiyoruz. Bugünkü yüksek düzeyli diyalog toplantısını da bu yakın işbirliğinin önemli bir adımı olarak görüyoruz.


Türkiye’de yatırım yapan bizler işimizin başındayız. Üretmeye, ihraç etmeye, yatırım yapmaya, istihdam sağlamaya devam ediyoruz. Çünkü, biz Türkiye’nin geleceğine yatırım yapanların her zaman daha fazlasını kazanacağını biliyoruz.


Dün Türkiye’nin geleceğine yatırım yapan bizler kazandık. Yarın da bugün Türkiye’ye yatırım yapanlar kazanacak.


Saygılarımızla…